Son Kelimeler

Sezai Karakoç Kimdir, Sezai Karakoç Hayatı

Sponsorlu Bağlantılar

Sezai Karakoç Biyografisi «TIKLA»

şair, yazar, düşünür 1933 yılında Diyarbakırın Ergani ilçesinde doğdu. İlkokulu Ergani’de, ortaokulu Diyarbakır ve Kahramanmaraş’ta, liseyi Gaziantep’te okudu. Lise sonda Necip Fazıl Kısakürek’le tanıştı. Burslu öğrenci olarak girdiği Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni 1955’de bitirdi. 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu. 1967 yılında İslamın Dirilişi ve Yazılar adlı kitaplarından dolayı yargılandı. Büyük Doğu, Hisar, Akpınar, Dernek, Düşünen Adam, A dergilerinde deneme ve şiirler, Yeni İstanbul, Sabah ve Milli Gazete’de fıkra yazıları yayınladı. Mart-nisan 1960’ta iki, mart 1966 - mart 1967’de oniki, ekim 1969 - ocak 1971’de onaltı sayı olmak üzere Diriliş dergisini yayınladı. 1974’ten itibaren düzenli olarak 18 sayı yayınlanan, 1976’dan itibaren gazete biçiminde çıkan Diriliş dergisi yerli düşünce ve edebiyatın en önemli dergilerinden biri oldu. 1977-78, 1980 ve 1983 yıllarında da yayınlanan Diriliş, son olarak 1987-1993 arası altı yıl haftalık olarak yayınlanmıştır. Diriliş Dergisi, gerek edebiyatımız gerekse fikir ve kültür hayatımız için bir okul olmuş, çok sayıda aydın ve sanatçı yetiştirmiştir. 1990 yılında Diriliş Partisi’ni kurdu. 1997 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılışına kadar da bu partinin genel başkanlığını yürüttü. Bilahare Yeniden Diriliş Partisini kurdu. ESERLERİ: Şiir Kitapları: Körfez,Şahdamar,Hızırla Kırk Saat,Sesler,Taha’nın Kitabı,Gül Muştusu,Zamana Adanmış Sözler,Leyla ile Mecnun, Mona Rosa. Araştırma ve Fikir Kitapları: Yunus Emre, Mevlana, Mehmet Akif, İslam’ın dirilişi, İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü, Ölümden Sonra Kalkış, Mağara ve Işık. Hikaye Kitapları: Hikayeler I - Meydan Ortaya Çıktığında (1978), Hikayeler II - Portreler (1982) HABER Cumhurbaşkanlığı Ödülü Sezai Karakoça Bu yılki Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri açıklandı. Eleştiri dalında Doğan Hızlan, edebiyatta Sezai Karakoç, sanat tarihinde Prof. Dr. Semavi Eyice, geleneksel sanatlar dalında Hasan Çelebi ödüle layık görüldü. 30 Ekim 2011 HABER Sezai Karakoç Sempozyumu 3.4.2012 Şair, yazar ve mütefekkir kimlikleriyle düşünce hayatımızın en önemli isimlerinden Sezai Karakoç, Diyarbakır Dicle Üniversitesinde düzenlenecek uluslararası bir sempozyumda konuşulacak. 12-14 Nisan tarihleri arasında Dicle Üniversitesi Kongre Merkezinde gerçekleştirilecek Uluslararası Sezai Karakoç Sempozyumu yurtiçinden ve yurtdışından birçok ismi bir araya getirecek. Sempozyum, 12 Nisanda tertip heyeti adına Doç. Dr. Kemal Timurun açılış konuşmasıyla başlayacak. Ardından Ayla Karlı Tezgörenin TRT Sezai Karakoç Belgeselinin sunumu yapılacak. Prof. Dr. Durmuş Günay, Rasim Özdenören, Ebubekir Eroğlu, Mustafa Ruhi Şirin, Prof. Dr. Ramazan Kaplan, Prof. Dr. Turan Karataş, Ömer Lekesiz, Prof. Dr. Abdullah Uçman, Kâmil Eşfak Berki, Şaban Abak, Mevlana İdris Zenginin de aralarında bulunduğu çok sayıda ismin katılacağı sempozyumun ilgi çekici başlıklarından birisi de Prof. Dr. Himmet Uçun Bediüzzaman ve Sezai Karakoçta Diriliş Felsefesi konulu sunumu. HABER Sezai Karakoç Sempozyumu yapıldı 15 Nisan 2012 12-14 Nisan tarihleri arasında Dicle Üniversitesinin düzenlediği Uluslararası Sezai Karakoç Sempozyumu salonları dolduran binlerce kişiye geçmişte olduğu gibi bugün de zihinlerde yaşayan İslam medeniyetinin açılımından kesitler sundu. Akademisyen, yazar ve şairlerden oluşan 47 kişilik sempozyum katılımcısı, Karakoçun yazdıkları üzerinden yaptıkları düşünce okumasında dinleyicilere kaybettikleri Yitik Cenneti hatırlattı. Ebubekir Eroğlunun deyimiyle dağılan Selçuklu devletinin topluluklarını şiirleriyle yeniden birleştiren Yunus Emre gibi 1960 sonrasında da İslam ümmetini şiir ve yazılarıyla bir arada tutan ve sol akımlardan koruyarak, kaybolan İslam düşüncesini hatırlatıp dirilten Sezai Karakoç, sevdalılarını üzerinde yapılan barajlar nedeniyle kurumaya yüz tutan Dicle Irmağının yanı başına kurulan Dicle Üniversitesinde bir kez daha topladı. Elbette Sezai Karakoç yine yoktu sempozyumda, devleti temsilen gelecek katılımcılardan Kültür Bakanı Ertuğrul Günay da yoktu fakat salonu dolduran insanlar onun İstanbuldan Diyarbakıra uzattığı Peygamber çiçeğinin aydınlığını ruhlarının en derininde hissettiler. ÖNCÜ VE ÖNCÜLÜ OLMAYAN BİR ŞAİR Rasim Özdenörenin anlattığı hatıralarla bu sükut şairinin 1959-62 yılları arasında Pazar Postasındaki yazılarında nasıl sivri bir dile sahip olduğunu, Marmara Kıraathanesinin Sezai Bey sayesinde tanındığını ve Özdenörenin onun Biz Müslümanız sözüyle hayatında yaşadığı kırılma noktasını öğrendiler. Özdenörenin Türkiyede gelmiş geçmiş şairlerden birine Nobel ödülü verilecek olsaydı bu Sezai Karakoçtan başka kimse olmazdı sözüne yürekten hak verdiler. İkinci Yeni şiir hareketinde Sezai Karakoçun nerede durduğunu Prof. Dr. Turhan Karataşın Onun yazdığı şiirler varken İkinci Yeni yoktu. İkinci Yeninin yayın organı olan Pazar Postasında 19 yazı ve şiiri çıkmıştır ki bunlardan birisidir Balkon. Bu en azından görünüş olarak bir birlikteliğe işarettir. Sezai Karakoç 1965e kadar İkinci Yeninin en önemli ve ilk şairlerinden birisidir. Ancak Karakoç kendisini İkinci Yeniden saymaz. Çünkü Sezai Bey kendi başına ekol olmuştur. Öncü ve öncülü olmayan bir Sezai Karakoç şiiri vardır karşımızda. sözleriyle çözdüler. Şiir kitaplarından hareketle Sezai Karakoç tahlili yapan Prof. Dr. Abdullah Uçman ise her zaman iyimser ve sevinçli bir şair olduğunu ifade ettiği usta şair ve mütefekkirle ilgili 1974 yılında Yeni Sanat Dergisinde çalışırken Fethi Gemuhluoğlunun onlara yazdığı bir mektubu paylaştı. Sanırız bu kısacık satırlar, Karakoçu dinlemeye gelen izleyiciler kadar onu tanımaya çalışanlar için de büyük bir anahtar niteliğindeydi: Sezai Karakoç son devirde cümle için mürtefi bir noktadır. Doruktur. Yeniden dirilmedir. Kıyamdır. Davettir ve davete icabettir. Şiirin bu ebedi ustası sahabe ahlakı üzerinedir. Bunun üzerine söylenecek her şey eksik kalır sanırız. Diclenin kıvrılarak akan suyundan mavi bir su damlasını gagasına alarak Karakoçun doğduğu Erganideki Zülfükül Makamında yetişen Peygamber Çiçeğine taşıyan bir güvercine takılıyor gözlerim ve ağzımdan Mevlana İdrisin şu cümlesi dökülüyor: Tanrım, Sezai Karakoç için teşekkür ederim.. Her kelime ve sözüyle hakikatle irtibatı koparmayan Sezai Karakoç ile ruhlarımızın ışıdığı Diyarbekir, iki gün boyunca daha çok şey konuşuldu elbette. Ama onun da dediği gibi ötesini söylemeyeceğim... HABER Sezai Karakoç’a EİT Ödülü 14 Ekim 2012 Sezai Karakoç’a Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) tarafından Tarih, Kültür, Edebiyat ve Güzel Sanatlar Büyük Ödülü verildi. Sezai Karakoç, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla EİT’ye bir mektup gönderdi. Karakoç, mektubunda, ödül için teşekkür ederken, ortak coğrafya, ortak kültür ve medeniyete sahip 10 Müslüman ülkenin oluşturduğu ve İslam ülkeleri arasında işbirliğinin temel taşlarından birisi olarak gördüğü EİT’nin Asya’nın yükselen güneşi olmasını umut ettiğini ifade etti. Tahran’a gidemeyeceğini belirten Karakoç, ödül olarak verilen para meblağının, EİT’nin kültür işlerine sarf edilmesi için alıkonulmasını istedi. Türkiye, İran ve Pakistan tarafından 1985 yılında Tahran merkezli olarak kurulan EİT’ye, 1992 yılında Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan da katıldı. EİT’nin bu yılki toplantısı yarın Tahran’da başlayacak. Toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu temsil edecek. EİT Tarih, Kültür, Edebiyat ve Güzel Sanatlar Büyük Ödülü 2010 yılında Rasim Özdenören’e verilmişti. HABER KARAKOÇ: MAKSAT TÜRKİYENİN PARÇALANMASIDIR 30 Mart 2013 Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı Sezai Karakoç, ülkemizin yaşadığı süreçle ilgili olarak açıklamalarda bulundu. Karakoç’un konuşmasından başlıklar şu şekilde HALKINI KANDIRAN HÜKÜMETLER DEVAM EDEMEZLER Halkını kandıran devletler, hükümetler, devlet adamları; bunlar ortaya çıkınca iyi anılmazlar. O devletler, hükümetler devam edemezler. Biz bunları gördük, yaşadık. Örnekleri var. Onun için hadiseleri değerlendirirken çok dikkatli olmak lazım. MENDERESİ GÖKLERE ÇIKARDILAR Mesela rahmetli Menderes’i göklere çıkaranlar vardı bir ara. Uçağı düşmüştü Londra’da. Öyle karşılamıştılar ki; dersiniz bu zat ölene kadar kimse yerinden kıpırdatamaz. Aşırı bir karşılama törenleri, göklere sığdıramamalar… KIBRIS’IN DURUMU ORTADADIR Kıbrıs meselesinde çok büyük ümitlere kapıldılar. Hatta orayı gidip güya fethettik dediler. Bugünkü durumu da ortadadır, askıda durmakta… Bugünkü güneydoğu sorununda da; bunlar bir avuç kişidir. Öldürürseniz kurtulursunuz diyenler oldu. İşte 30 yıldır bitmedi, hallolmadı. En büyük devlet adamları her seferinde söylemişlerdi. AYDINLAR ALDANIRSA İŞİN İÇİNDEN ÇIKILMAZ Diyelim ki bugün insanların, toplumların, devletlerin ve devlet adamların kendilerini aldatmaması, en önemlisi aydınların aldanmaması!.. Çünkü aydınlar aldanmazsa insanları işin gerçeğine getirirler. Fakat aydın aldanırsa işin içinden çıkılmaz. ÇÖZÜM PKK İLE HÜKÜMETİN ELİNDE DEĞİLDİR Güneydoğu meselesinde bayram yapılıyor, bitti çözüldü şeklinde. O kadar ki muhalefet yapmanız ihanet ediyormuşsunuz tepkisine muhatap oluyor. Fakat işin gerçeği henüz askıntıdadır. Çünkü Sadece bu PKK ve onun etrafında olanlarla Hükümetin elinde değildir çözüm. Ellerinde olsaydı 30 yıldan beri neden çözmediniz diye sorulur. Eğer Devlet ile PKK anlaşması ile çözülüyorduysa 10 yıldır hükümet neden çözmedi. Bu kadar ölümden yıkımdan kim sorumludur diye sorulur! MAKSAT TÜRKİYENİN PARÇALANMASIDIR Çözüm bu ikisinin elinde değil. Tahrik eden dışarısıdır. Maksat Türkiyenin parçalanmasıdır . Dış güçler işin içindedir. Meseleye yeni bir boyut getiriliyor. Sonuç hedef Türkiye’nin parçalanmasıdır.. Şimdiki yaygaranın adı sulh, barıştır. Hem kendilerini hem bizi aldatıyorlar. Ancak yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Biz tarihi, toplumları bildiğimiz için söyleyelim ki; bu böyle çözülmez. Dışarının tesiri vardır. O tesiri etkisiz hale getirmeden çözülmez. Hükümet çıksın desin ki biz bu konuda dışarının sözünü dinlemeyeceğiz, onlarla hiç bir pazarlığa girmeyiz veya karşısı desin; o zaman konuşuruz konuyu. Fakat bunu söyleyemezler. Bu dışarının konuyu yeni bir aşamayla en son ülkemizi parçalanmaya daha uygun bir hale getirme çalışmasıdır. Toplum aldanmasın ilerde de hayal kırıklığına uğramayalım. Çözüm vardır ancak bu değildir. İSRAİL NEDEN ÖZÜR DİLEDİ? Bugünkü gazetelerin manşetleri ‘İsrail özür diledi, bizim hükümetimizde kabul etti’. Bunun doğru olduğunu anlamanız için bizim basına bakmanız gerekmez. Dış basında aynı şekilde veriyorsa o zaman inanın. Ancak onlar bu şekilde vermeyecektir. Olay böyle değildir. ABD Başkanı İsrail’e ‘Filistin kurulsun sizde buna razı olun’ dedi. Bu diplomatik dildir. Anlamı şudur: Filistinlilere bir statü sağlayalım. Bunun için Türkiyeden de yardım isteniyor. Görüntüde de olsa ilişkilerimiz kesik. Onun için Filistin’e yeni statü verilirken Türkiye yardımcı olacak, olay budur. Bunun için ilişkiler yeniden kuruluyor. Bunlar üst güçler tarafından istenmiş ve bu böyle çözümlenmiştir. Ben derim ki hiçbir zaman kendimizi aldatmayalım. Bizim milletimizin gücü; kendi ulaşacağı, elde edeceği, varacağı derecelerdir, merhalelerdir… Aldanmayalım. Gönül ister bir tek silah daha ateşlenmesin, bir tek kişi daha ölmesin, can güvenliği içinde hür, umutlu, mutlu yaşasınlar. Ama bunun sağlanması bu şekilde olmaz. SURİYE POLİTİKASI HATALIDIR Suriye de insanlar birbirini kırarken; Hükümet halkı, halktan bir kısmı diğer insanları kırarken, bizim bir tarafa yardımcı olmamız değil, bizim bütün bu problemleri yaşayan halkları kardeş bilip neden bu duruma düşüyorlar diye endişelenmemiz, bunu bir tek silah bile ateşlenmeden nasıl çözeriz diye düşünmemiz gerekmektedir. Aynı şey Irak için Afganistan için söz konusudur... YALANCI ANLAŞMALARLA BİR YERE VARILMAZ Geçmişi çok iyi bilip geleceğe çok köklü çok boyutlu bir genel idealle, her kişide her aydında bulunan bir idealle yarına böyle adım atmakla hallolur. Bugünkü gibi aldatmacaları medyanın çıkardığı gürültüler, dışarının bize empoze ettiği, ilerde içyüzü çıkacak olan aldatmalarla değil... Böyle aldatıcı yalancı baharlar, yalancı barışlar ve yalancı anlaşmalarla bir yere varılmaz. HABER Sezai Karakoça Saygı Gecesi MURAT TOKAY Zaman 29 Nisan 2013 Genç yaşlı, okur yazar herkes Türk şiirinin yaşayan en büyük ustalarından Sezai Karakoça saygı gecesinde bir arada. Salon tıklım tıklım, insanlar ayakta… Dışarıda bekleme salonunda gençler yer bulamasa da ekranlardan programı takip ediyor. Sevenleri, bir derviş gibi sessiz yaşayan “Doğunun yedinci oğlu”na sahip çıkıyor. Onun adının geçtiği etkinliğe de koşup geliyor Afyondan, Kütahyadan, Ordudan. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi, Küçükçekmece Belediyesi Cennet Kültür ve Sanat Merkezinde Sezai Karakoç için önceki gün özel bir gece düzenledi. Sunuculuğunu Yusuf Özkan Özburunun üstlendiği gecede şair ve yazarlar Diriliş neslinin öncüsü Sezai Karakoça dair duygu ve düşüncelerini paylaştı. Sezai Karakoç sadece bir şair değil, Rasim Özdenörenin ifadesiyle ancak birkaç yüzyılda bir yetişen önemli bir entelektüel, mütefekkir. Edebiyatta, sanatta, fikirde dirilişin mimarlarından. Bir Diriliş muştucusu… Kendi köşesinde münzevi bir hayata talip oldu. Kalabalıkların uzağında yalnız yaşadı, hiç evlenmedi. Birkaç neslin yetişmesinde yazdıklarıyla büyük emeği var. 9u şiir kitabı olmak üzere 56 eser ortaya koyan Karakoç şimdilerde 80 yaşını sürüyor. Karakoçun 80inci yaşı değişik platformlarda kutlanıyor. O programlardan biriydi Cennet Kültür ve Sanat Merkezindeki. Bir sempozyum, bir konfearans değil, üstada bir saygı duruşu, bir selamlamaydı. Sezai Karakoçla aynı yolda yürüyen, yazdıklarından beslenen şair ve yazarlar Sezai Karakoçu Mevlânâ, Yunus Emre döneminden Şeyh Galipe uzanan İslam klasiklerinin altın zincirinin günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri olduğunu vurguladılar ve onunla aynı çağda yaşamanın “büyük bir talih” olduğunu belirttiler. Zeki Buldukun tespitiyle “bu talih aynı zamanda büyük bir sorumluluk”tu. Mevlana İdris hazırladığı kısa filmin sonunda “Tanrım! Sezai Karakoç için teşekkürler…” derken salondaki kalabalığın hislerine tercüman oluyordu. Ali Ural, Sezai Karakoçla ilgili “dünyayı bir dipnot olarak gören bir adam” tanımlamasında bulundu ve onun gücünü yerli olmasından aldığını söyledi. Ferman Karaçam, Karakoçu bir uygarlık savaşçısı olarak anlattı. Hüseyin Akına göre onun çok sevilmesinin nedenlerinden biri de “duruş noksanlığımızı telafi etmesi”ydi. O bir şair olsa da ömrünü İslam toplumunun birliği ve dirliği davasına adamıştı. Şair İsmail Kılıçarslan için “fırından ekmek alıp evine yürüyen adam”dı. Kendi neslinden arkadaşları “meyhane”ye giderken o “yatsı namazına gitmeyi” seçmişti ve çağrısı da öyleydi: “Sinemaya gidiyorum diye izin al annenden/seninle Cumaya gidelim.” Osman Bayraktar ve Şaban Abak, düşünür, şair Sezai Karakoçun aksiyoner yönünü hatırlattı. Şaban Abak, salondaki gençlere seslenerek “Öncü bir mütefekkir ve dava adamı olarak üstat Sezai Karakoçun önce düşünce eserleri bir bütün halinde okunup özümsenmeli, sonra şiire geçilmelidir. Yeni başlayanlar için Diriliş Neslinin Amentüsü veya İslamın Dirilişi adlı eserlerden biri ile başlayıp İslâm, İnsanlığın Dirilişi, Yitik Cennet ve Sütun ile devam etmeyi önerebiliriz.” diye devam eden bir çağrıda bulundu. Recep Garip, Necip Fazılın “Ben bu neslin üstadıyım, gelecek nesillerin üstadı Sezai Karakoç olacaktır.” dediğini aktardı. Selçuk Küpçük, ülkücü bir gencin Sezai Karakoç okumalarıyla geçirdiği değişimi anlattı. Yusuf Kaplan ise üstadın söylediği her sözün bedelini ödediği tespitini yaptı. Kaplana göre zihni hicreti gerçekleştirmiş bir düşünürdü Karakoç, “bir ahlak anıtı”ydı. Bünyamin Yılmaz, “Niçin bir Sezai Karakoç filmi yapamıyoruz?” diyerek senaristlere ve yönetmenlere bir kaynağı işaret etti. Samimi bir havada geçen gecenin sonunda programın katılımcılarına Sezai Karakoçun toplu şiirleri “Gün Doğmadan” (600 adet) hediye edildi. HABER Sezai Karakoç Müzesi Erganide açılıyor 16 Mayıs 2013 Diyarbakır Valiliği ile Ergani Kaymakamlığı’nın işbirliğiyle gerçekleştirilen Sezai Karakoç Sempozyumu bugün şairin memleketi Ergani’de yapılıyor. Karakoç’un 80. yaşına ithaf edilen sempozyum, Ergani Anadolu Öğretmen Lisesi Konferans Salonu’nda saat 10.00’da başlayacak. Belgesel gösterimiyle başlayacak açılışın ardından, “Doğu’nun Yedi Oğlu ve Sezai Karakoç” başlıklı ilk oturumda Murat Tokay başkanlığında Tarık Tufan, Ali Ayçil, Haydar Ergülen, A. Ali Ural birer konuşma yapacak. 13.30’daki ikinci oturumda ise Yrd. Doç Dr. M. Emin Uludağ başkanlığında Prof. Dr. Turan Karataş, Sıddık Akbayır, Prof. Dr. Alaattin Karaca ve İhsan Deniz, “Sezai Karakoç’un 80 Yıllık Çabası”nı anlatacak. Prof. Dr. M. Fatih Andı’nın başkanlığında saat 14.40’ta başlayacak son oturumda ise Prof. Dr. Hüseyin Akan, Prof. Dr. Serdar Bedii Omay ve Prof. Dr. Ramazan Kaplan “Fikir Hayatımızda Sezai Karakoç”un yeri üzerine konuşacak. Bugün ayrıca Ergani’deki Sezai Karakoç Müzesi’nin de açılışı yapılacak.

Sezai Karakoç Wikipedia «TIKLA»

Sezai Karakoç, (d. 22 Ocak 1933, Ergani, Diyarbakır) Türk şâir, yazar, düşünür ve siyasetçidir.Şairin nüfus kaydında doğum günü 22 Ocak olarak görülmekle beraber, gerçek doğum gününün Mayıs içinde olduğu belirtilmektedir.[1]

Sezai KarakoçSözlük Yorumları «TIKLA»

    istatistik galeri kayıt ol üye girişi
    kalabalığa orospu çocukları deyip motorla kaçmak3the subwaysateistleri terleten sorular1321 ekim 2014 izmir depremi10ahmet taner kışlalıkuran ı kerim okuyan çocuk9küçücük depremden korkan izmirlikova burcu kadını2Değişim Heyecanı'na ortak ol, Beko ile evin değişsin.reklamtravestilerin yapabileceği normal işler nelerdir4yıkılmışım benzeusa inanmayan insan tipleri1 eylül 2004 kuzey osetya okul baskını2yazarların gördüğü kabuslaryanina gelebilsem bir daha donmezdimeşini tek başına sokağa çıkartan gavat koca4seçim yaklaşırken yapılanlar29 ekim2dalkavuklar gecesihz adem ilk insan değildir14cumhur cumhur degil ki baskanini secsinye iç eğlen çok kısa ömrün2anlamsız sorularyazar nicklerinden boy tahmini22şeytan ı gerçekten var sanan zihniyet4yaran yarak boyları2bilgi içerikli giri giren totoş2eve karı atmak caiz midirhunharca atayiz eksileyelim kampanyası6sözlüğün ölüsü 80 kişiiggy azalea2dünyanın en çirkin ulusları12misaki mei3yaran counter strike nickleri13ben bu yazıyı sana yazdım21eski ahit i barbie desenli kapla kaplamakbilhakika15çıkarmadan 3 posta atabilen sözlük yazarlarıaydının görevi2kürtler sayesinde türkiye nin ilerlediği gerçeği8sözlük yazarlarının itirafları33bu cümlenizi tüm dünya duyacak olsaydı28uludağ sözlük ün en nefret edilen kız yazarıtilki6alevilerin türk olduğunu bilmeyen milliyetçi5gudumimeseja cevap vermeyen sözlük kızıtürkler islamiyeti yüceltmiştir2arabası olmayan erkekler ölsün zerre üzülmem3gençliğin ve güzelliğin geçici olması5beethoven string quartet no 1 in f major
    2 3 5 6 7 8 » if(window.sessionStorage){ var spEx = sessionStorage.getItem("sp"); var spNew = 1; if(spEx == spNew){ document.getElementById("index").scrollTop = sessionStorage.getItem("sideScrollPosition"); }else{ sessionStorage.setItem("sp", spNew); sessionStorage.setItem("sideScrollPosition", 0); } spEx = spNew = null; }
    ara
    2 3 4 ..9 10 11 12 »


Sezai Karakoç Yorumlar

Yorumla